Iran Holocaust

Günce · TR · · · 7 min read

Reşt'in İki Gecesi: Bir Şehrin Kalbi Nasıl Kırıldı?

2026 yılının başında Reşt'i sarsan olaylar zinciri, "Kadın, Yaşam, Özgürlük" hareketinin seyrini kökten değiştirdi. Bu güncellenmiş metin, katliamın ardından geçen süreçte belgelenen gelişmeleri ve uluslararası tepkileri ele alıyor.

Wikimedia Commons

Sakin Şehirde Beklenmedik Bir Şok

Rasht City Hall
Rasht’s civic landmarks ground the article in the city itself.

25 Ocak 2026 sabahı, Hazar Denizi kıyısındaki Reşt şehri uyanırken, önceki gece yaşanan dehşetin boyutundan habersizdi. İran'ın Gilan eyaletinin başkenti Reşt, uzun süredir süregelen protestoların nispeten sakin bir merkeziydi. Ancak 24 Ocak akşamı başlayan ve resmi adıyla 'İki Gece Operasyonu' olarak anılacak olan olaylar zinciri, şehrin imajını ve halkın direncini derinden etkiledi. İran İnsan Hakları (IHR) örgütünün ilk raporlarına göre, bu operasyon, merkezi hükümetin protestoları bastırmaya yönelik benzeri görülmemiş bir girişimiydi ve Reşt'in tarihinde kara bir leke olarak yerini alacaktı. Şehir sakinleri, tanıdık caddelerinde yükselen çığlıkların ve yoğun silah seslerinin yankılandığı o gecenin korkusunu unutamayacaktı.

Özellikle Şehit Beheşti Bulvarı ve Kültür Meydanı çevresi, şiddetin en yoğun yaşandığı noktalar oldu. Görgü tanıkları, güvenlik güçlerinin sivil giyimli milislerle birlikte kalabalığa doğrudan ateş açtığını aktardı. Amnesty International'ın 'İran: Kanlı Bastırma' başlıklı raporunda, 24 Ocak gecesi Reşt'te en az 32 kişinin hayatını kaybettiği, yüzlercesinin yaralandığı ve 500'den fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyordu. Yaralılardan birçoğu, hastanelerde tedavi görme konusunda ciddi engellerle karşılaştı. Bu, devletin sağlık hizmetlerini bile bir baskı aracı olarak kullanmaya çekinmediğini gösteriyordu. O gece, Reşt sokakları kanla ve umutsuzlukla doluydu, şehrin tarihi dokusuna derin bir yara bırakmıştı.

25 Ocak Gecesi: Dehşetin İkinci Dalga

Caspian Sea sunrise near Gilan
The Caspian setting frames Rasht’s regional identity.

İlk gecenin ardından 25 Ocak'ta Reşt'te gerilim doruktaydı. Şehrin hastaneleri, yaralılarla dolup taşarken, morglar kapasitelerinin üzerine çıkmıştı. Protestocular, intikam yemini ederek yeniden sokağa dökülmeye başladı. Ancak bu kez, güvenlik güçleri daha da sert ve acımasızdı. İkinci gece, Reşt'in tarihi merkezindeki Şehit Motahari Caddesi ve Cumartesi Pazarı civarında daha da kanlı olaylar yaşandı. Amnesty International raporlarına göre, birçok yaralıya bilerek tıbbi yardımın engellendiği, hatta sağlık personelinin tehdit edildiği vakalar kaydedildi. Sosyal medyada hızla yayılan görüntülerde, güvenlik güçlerinin yaralıları yerlerde sürüklediği ve boş caddelerde bile ateş açtığı görüldü. Bu durum, uluslararası insan hakları örgütleri tarafından savaş suçu olarak nitelendirildi.

Evimizden dışarı bakmaya korkuyorduk. Silah sesleri hiç susmuyordu. Komşumuzun oğlu, ekmek almaya giderken vuruldu.

Uluslararası Tepkiler ve İç Yansımalar

Reşt'teki katliamlar, uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, İran hükümetini kınayan ve bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunan acil bir bildiri yayınladı. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri de İran'a yönelik yeni yaptırımlar uygulama kararı aldıklarını duyurdu. Özellikle İran rejimi için bu olaylar, uluslararası itibarını ciddi şekilde zedeledi. Ancak iç politikada ise rejimin sertleşme eğilimi devam etti. Reşt Valisi Said Rızaei, olayları 'dış güçlerin kışkırtması' olarak nitelendirerek, 'İslam Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit edenlere karşı hoşgörü gösterilmeyecektir' açıklamasında bulundu. Bu açıklamalar, rejimin sorumluluğu üstlenmek yerine suçu başkalarına atmaya çalıştığını gösteriyordu.

İran içindeki muhalif gruplar ve diaspora toplulukları, Reşt'teki olayları 'İran rejiminin son çırpınışları' olarak yorumladılar. Ancak baskının artmasıyla birlikte, protestoların doğası da değişmeye başladı. Halkın öfkesi ve çaresizliği daha da büyüdü. Özellikle Reşt ve çevresindeki şehirlerde, birçok aile yakınlarının akıbeti hakkında bilgi alamıyordu. IHR'nin takip ettiğine göre, gözaltına alınan yüzlerce kişiden birçoğu, aylarca hücre hapsinde tutuldu ve işkenceye maruz kaldı. Reşt'in iki gecesi, sadece bir şehirde yaşanan trajik olaylar değil, aynı zamanda İran rejiminin insan hakları ihlallerindeki derinleşmeyi gösteren acı bir örnekti. Bu dönem, İran halkının hafızasına kazınmış, kapanmaz bir yara açtı.

Kurbanların Hikayeleri ve Toplum Üzerindeki Etkisi

Reşt'in iki gecesinde hayatını kaybedenler arasında, üniversite öğrencileri, esnaf, kadın hakları savunucuları ve hatta yoldan geçen siviller vardı. 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Kaveh Naderi, Kültür Meydanı'nda güvenlik güçleri tarafından başından vurularak öldürüldü. Annesi, IranWire'a verdiği demeçte, 'Benim Kaveh'im sadece özgürlük istiyordu. Şimdi nerede adalet?' diyerek feryat ediyordu. 45 yaşındaki esnaf Leyla Karimzadeh ise, dükkanını kapatıp evine dönerken çıkan çatışmalar arasında kalarak can verdi. Bu kişisel trajediler, sadece ailelerini değil, şehrin tüm dokusunu derinden etkiledi. İran İnsan Hakları aktivistleri, her kurbanın ismini ve hikayesini belgelemeye çalışarak, olayların unutulmamasını sağlamaya çabalıyordu.

Katliamların ardından Reşt'te uzun süreli bir yas ve korku dalgası yaşandı. Birçok aile, çocuklarını sokağa göndermekte tereddüt etti. Şehrin kültürel ve sosyal yaşamı adeta durma noktasına geldi. Rejim, olayların ardından katı bir sansür uygulayarak, bilgi akışını kontrol altında tutmaya çalıştı. Ancak yerel halkın dayanışması ve olayı unutmama çabaları her şeye rağmen devam etti. Gizlice yapılan anmalar, duvarlara yazılan sloganlar ve sosyal medyada paylaşılan hatıralar, Reşt'in direniş ruhunun tamamen kırılamadığını gösteriyordu. Bu olaylar, İran'daki muhalefet hareketinin seyrini ve rejimin baskıcı doğasını anlamak için kritik bir dönüm noktası oldu.

İleriye Dönük Bir Bakış: Umut ve Direniş

Reşt'in iki gecesi, İran tarihinde karanlık bir sayfa açmış olsa da, halkın direniş azmini tamamen söndüremedi. Aksine, bazı kesimlerde öfkeyi ve hak arama mücadelesini daha da keskinleştirdi. Katliamların üzerinden geçen zamanla birlikte, bu olaylar, rejimin ne kadar ileri gidebileceğini gösteren bir uyarı işareti haline geldi. İran halkının, özellikle de kadınların ve gençlerin özgürlük arayışı devam ediyor. Uluslararası toplumun da bu tür insan hakları ihlallerine karşı daha etkin ve kararlı duruş sergilemesi bekleniyor. Reşt'in hatırası, İran'da değişim mücadelesi verenler için hem bir yas kaynağı hem de bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Gelecekte, Reşt'in adı, kaybedilen canlarla birlikte, yıkılmayan bir ruhun sembolü olarak anılacak, adalet arayışı hiç bitmeyecektir.

Makalenin Yayınlanmasından Bu Yana Neler Değişti?

Makalenin 2026-06-07 tarihinde yayınlanmasından bu yana geçen üç ayda, Reşt'teki katliamla ilgili yeni tanıklıklar ve deliller ortaya çıkmaya devam etti. İran İnsan Hakları (IHRNGO) ve Abdorrahman Boroumand Merkezi, ölenlerin ve gözaltına alınanların isimlerini doğrulamak ve hikayelerini belgelemek için yoğun çaba sarf etti. Bu dönemde, özellikle yaralıların sağlık hizmetlerine erişiminin kasten engellendiği ve gözaltına alınanlara yönelik sistematik işkence iddiaları, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında daha detaylı yer buldu. İran rejiminin bilgi karartma çabalarına rağmen, diaspora medyası ve sivil toplum kuruluşları, olay yerinden elde edilen video ve fotoğraf kanıtlarını analiz etmeyi sürdürdü. Amnesty International, bu dönemde yayımladığı ek raporlarında, Reşt'teki şiddetin boyutunu "insanlığa karşı suç" olarak tanımlama potansiyelini değerlendirdiğini belirtti (Amnesty International, 2026 Eylül).

Uluslararası alanda, Reşt olaylarına ilişkin tepkiler devam etmekle birlikte, yeni yaptırımlar uygulanması konusunda daha belirgin adımlar atıldı. Avrupa Birliği, 2026 Temmuz ayında İran'a karşı, özellikle insan hakları ihlallerinden sorumlu olduğu belirtilen yetkililere yönelik ek seyahat yasakları ve mal varlığı dondurma kararları aldı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), Reşt'teki olayların bağımsız bir şekilde soruşturulması için İran hükümetine yaptığı çağrıları yineledi ve uluslararası bir soruşturma mekanizmasının gerekliliğini vurguladı. Ancak, İran hükümeti bu çağrılara kulak tıkamaya devam etti ve olayları dış güçlerin komplosu olarak niteleyen söylemini sürdürdü. Bölgedeki internet kısıtlamaları ve gazetecilere yönelik baskılar, olayların tüm detaylarının ortaya çıkmasını engellemeye devam eden başlıca faktörler olarak öne çıktı (UN OHCHR, 2026 Ağustos).

Reşt'teki katliamın ardından yerel halk üzerindeki baskı artarken, protesto ve direniş biçimleri evrim geçirdi. Geleneksel sokak gösterileri yerini daha çok duvar yazıları, gizli anma törenleri ve sosyal medyada sembolik paylaşımlara bıraktı. İranWire tarafından derlenen tanıklıklara göre, güvenlik güçlerinin varlığı şehirde hissedilir şekilde artırıldı ve keyfi gözaltılar devam etti. Öte yandan, uluslararası insan hakları örgütleri, Reşt'teki olayların, 2022'de başlayan ülke çapındaki protesto hareketinin daha geniş bir parçası olduğunu ve rejimin artan baskısına rağmen halkın özgürlük talebinin canlı kaldığını vurgulamaya devam etti. Bu süreçte, kayıp yakınlarını arayan ailelerin kurduğu destek grupları, bilginin toplanmasında ve dayanışmanın sürdürülmesinde kritik bir rol oynadı (Iran Human Rights (IHRNGO), 2026 Eylül).

  • Amnesty International, Reşt olaylarını 'insanlığa karşı suç' potansiyeli taşıdığını inceledi (2026 Eylül).
  • Avrupa Birliği, insan hakları ihlallerinden sorumlu yetkililere yeni yaptırımlar uyguladı (2026 Temmuz).
  • UN OHCHR, bağımsız soruşturma çağrılarını yineledi ve uluslararası mekanizma gerekliliğini vurguladı (2026 Ağustos).
  • İran İnsan Hakları (IHRNGO), Reşt'te devam eden keyfi gözaltıları belgelemeye devam etti (2026 Eylül).
  • Rejim, uluslararası soruşturma çağrılarını reddetmeyi sürdürdü, olayları dış müdahale olarak niteledi (2026 Ağustos).

Sıkça Sorulan Sorular

Reşt'teki olaylarla ilgili uluslararası soruşturma başlatıldı mı?

Hayır, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) ve diğer uluslararası kuruluşlar bağımsız bir soruşturma başlatılması için çağrıda bulunsa da, İran hükümeti bu çağrıları reddetmiş ve kendi iç soruşturmalarının yeterli olduğunu iddia etmiştir. Şu ana kadar uluslararası düzeyde bağımsız bir soruşturma mekanizması kurulamamıştır (UN OHCHR, 2026 Ağustos).

Gözaltına alınanların akıbeti hakkında son durum nedir?

İran İnsan Hakları (IHRNGO) ve Abdorrahman Boroumand Merkezi'nin raporlarına göre, Reşt olaylarında gözaltına alınan yüzlerce kişiden birçoğunun hala keyfi olarak tutuklu bulunduğu veya akıbetlerinin belirsiz olduğu belirtilmektedir. Bazı tutukluların aileleri aylarca haber alamamış, yargılama süreçleri şeffaf olmamış ve işkence iddiaları belgelenmiştir. Serbest bırakılanların sayısı, gözaltına alınanların toplam sayısına kıyasla düşüktür (Iran Human Rights (IHRNGO), 2026 Eylül).

Reşt'teki olayların İran'daki protesto hareketine etkisi ne oldu?

Reşt'teki katliam, "Kadın, Yaşam, Özgürlük" hareketinin sivil kayıplar açısından en ağır olaylarından biri olarak kaydedildi. Bu olay, rejim muhalifleri arasında öfkeyi artırırken, aynı zamanda devletin şiddet kapasitesinin korkutucu bir göstergesi oldu. Protesto biçimleri daha az görünür ve daha çok sembolik eylemlere dönüşse de, halkın özgürlük ve adalet talebi canlılığını korumaya devam etmektedir. Direnişin yer altı ağları güçlenmiştir (IranWire, 2026 Eylül).

Kaynaklar

  1. Human Rights Watch - Iran Reports
  2. United Nations Human Rights Office of the High Commissioner (OHCHR) - Iran
  3. Amnesty International — Iran
  4. Iran Human Rights (IHRNGO) - Official Website
  5. Abdorrahman Boroumand Center for Human Rights in Iran (ABC)

Sources

  1. Amnesty International Report: Iran's Bloody Crackdown
  2. Iran Human Rights (IHR) Annual Report 2026
  3. BBC Türkçe: Reşt'teki Katliamda Son Dakika Gelişmeleri
  4. Reuters: Iran's Rasht City Suffers Heaviest Casualties in Protest Crackdown
  5. IranWire: Witnesses Describe Horrific Scenes in Rasht
  6. Boroumand Center for Human Rights in Iran: Data on Protests 2025

← Günce

Doğrulanmış kayıt

Kaç kişi öldürüldü ve nasıl

Tarihli zayiat takipçisi, belgelenmiş kamu infazları listesi ve İslam Cumhuriyeti'ne yapılan saldırıların kaydı — tümü kaynaklı ve güncel.

Ölüm sayacı takipçisini aç